Transit ticarette vergi avantajı, uluslararası ticaret yapan şirketler açısından önemli bir değişim yaratan yeni kurumlar vergisi düzenlemesiyle birlikte çok daha güçlü hale geldi. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu‘nda yapılan değişiklik sayesinde belirli şartları sağlayan transit ticaret kazançlarının %95’i kurumlar vergisi matrahından indirilebiliyor. Belirli bölgelerde faaliyet gösteren kurumlar için ise bu oran %100’e kadar çıkabiliyor.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklikle birlikte, belirli şartları sağlayan transit ticaret kazançlarının büyük bölümü kurumlar vergisi matrahından indirilebiliyor. Genel uygulamada indirim oranı %95 olarak belirlenirken, belirli bölgelerde faaliyet gösteren kurumlar açısından bu oran %100’e kadar çıkabiliyor. Düzenleme, doğru planlandığında şirketlerin efektif kurumlar vergisi yükünü oldukça düşük seviyelere indirebiliyor.
Transit ticaret kazançlarına getirilen yeni vergi avantajı nedir?
Yeni düzenleme kapsamında, yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye ithal edilmeksizin başka bir yurt dışı müşteriye satılmasından elde edilen kazançların %95’i kurumlar vergisi matrahından indirilebilmektedir.
Aynı avantaj, yalnızca mal alım satımıyla sınırlı değildir. Yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık edilmesinden doğan kazançlar da gerekli şartların sağlanması halinde aynı kapsamda değerlendirilmektedir.
Bunun yanında, Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında Cumhurbaşkanınca uygun görülen endüstri bölgelerinde faaliyet gösteren kurumlar ile İstanbul Finans Merkezi’nde katılımcı belgesiyle faaliyet gösteren kurumlar için indirim oranı %100 olarak uygulanmaktadır.
Hangi işlemler teşvik kapsamında değerlendiriliyor?
Vergi avantajı yalnızca klasik anlamdaki transit ticaret işlemleriyle sınırlı değildir. Tebliğ, uygulama kapsamını genişleten çeşitli işlemleri de açıkça düzenlemektedir.
Bunlar arasında;
- Yurt dışından alınan malların Türkiye’ye ithal edilmeden başka bir ülkeye satılması,
- Yurt dışındaki iki taraf arasında gerçekleştirilen mal ticaretine aracılık edilmesi,
- Belirli dijital ürün kodlarının alım satımı,
- Bazı gayri maddi hakların yurt dışında alınıp satılması,
yer almaktadır. Ancak her işlem kendi özel şartları çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Transit Ticarette Vergi Avantajından Yararlanma Şartları
Mallar Türkiye’de serbest dolaşıma girmemelidir
Transit ticaretin temel unsuru, malların Türkiye’de ithal edilmemesidir.
Mal Türkiye gümrük bölgesine gelse bile serbest dolaşıma sokulmamalı, millileştirilmemeli ve yurt içinde satışa konu edilmemelidir.
Kazanç süresinde Türkiye’ye transfer edilmelidir
İndirimden yararlanılabilmesi için elde edilen kazancın tamamının, ilgili hesap dönemine ait kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması zorunludur.
Sürenin kaçırılması halinde indirimden yararlanılması mümkün olmayacaktır.
Aracılık faaliyetlerinde her iki taraf da yurt dışında olmalıdır
Transit ticaret doğrudan mal alım satımı yerine aracılık şeklinde gerçekleştiriliyorsa, hem satıcının hem de alıcının Türkiye’de yerleşik olmaması gerekmektedir.
Transit Ticarette Vergi Avantajı Antrepodaki Mallar İçin Geçerli mi?
Uygulamada en çok merak edilen konulardan biri, malların Türkiye’deki gümrüklü antrepolarda bekletilmesinin teşvikten yararlanmayı engelleyip engellemediğidir.
Yayımlanan Tebliğ bu konuda önemli bir açıklık sağlamıştır.
Yurt dışından satın alınan malların gümrüklü antrepoya alınması, tek başına transit ticaret niteliğini ortadan kaldırmamaktadır. Mallar serbest dolaşıma sokulmadığı ve herhangi bir işleme tabi tutulmadan yeniden yurt dışındaki alıcıya gönderildiği sürece işlem transit ticaret kapsamında değerlendirilmeye devam eder.
Buna karşılık;
- malların ithal edilmesi,
- gümrükten çekilmesi,
- yurt içindeki müşterilere satılması
halinde söz konusu kazançlar bu vergi avantajından yararlanamaz.
Transit Ticarette Vergi Avantajı Dijital Ürünlerde Nasıl Uygulanıyor?
Evet.
Tebliğ yalnızca fiziki malları değil, belirli dijital ürünlerin alım satımını da düzenlemektedir.
Aşağıdaki ürünlerin;
- aktivasyon kodları,
- e-pin kodları,
- oyun kodları,
- dijital ürün kodları,
- lisans kodları,
- abonelik kodları
ve benzeri nitelikteki dijital erişim araçlarının,
yurt dışından satın alınıp içerikleri değiştirilmeden, Türkiye’de kullanılmadan ve Türkiye’deki kişi veya kurumlara satılmadan doğrudan yurt dışındaki müşterilere satılması halinde elde edilen kazançlar da indirim kapsamında değerlendirilmektedir.
Buna karşılık, yalnızca ödeme aracı veya bakiye niteliği taşıyan hediye kartları, cüzdan bakiyeleri ve benzeri değerlerin ticaretinden doğan kazançlar bu teşvikten yararlanamaz.
Gayri maddi hakların alım satımı nasıl değerlendiriliyor?
Düzenleme, belirli şartlarla gayri maddi hakların uluslararası ticaretini de kapsamaktadır.
Örneğin;
- marka,
- patent,
- telif hakkı,
- faydalı model,
- endüstriyel tasarım,
- lisans,
- yayın hakkı
gibi hakların yurt dışından satın alınıp herhangi bir değişiklik yapılmaksızın doğrudan yurt dışındaki başka bir kişiye satılmasından elde edilen kazançlar indirimden yararlanabilir.
Ancak önemli bir şart bulunmaktadır.
Satışı gerçekleştiren kurumun, söz konusu hakkın devrinden sonra bu hak üzerinde herhangi bir tasarruf yetkisinin kalmaması gerekmektedir. Ayrıca hakların Türkiye’de kullanılmaması da zorunludur.
Düzenleme hangi dönemden itibaren uygulanıyor?
Yeni hükümler, 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken kurumlar vergisi beyannameleri için geçerlidir.
Uygulama, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemlerine ilişkin kazançları kapsamakta olup, özel hesap dönemine tabi kurumlar açısından da aynı esaslar geçerlidir.
Bu nedenle düzenleme fiilen 2026 yılı ikinci geçici vergi döneminden itibaren uygulanmaya başlanmıştır.
KVK’nın 32/7 maddesindeki vergi oranı indirimi birlikte uygulanabilir mi?
Evet.
Transit ticaret kazançları bakımından Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32/7 maddesinde yer alan 5 puanlık kurumlar vergisi oran indirimi ile yeni getirilen %95 matrah indiriminin birlikte uygulanmasını engelleyen herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.
Bu nedenle uygulamada önce KVK’nın 10’uncu maddesi kapsamında matrah indirimi hesaplanmakta, ardından kalan vergi matrahına 32/7 kapsamında indirimli kurumlar vergisi oranı uygulanabilmektedir.
Böylece iki farklı teşvik aynı işlem üzerinde birlikte kullanılabilmektedir.
Yurt içi asgari kurumlar vergisi açısından durum
7582 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme sonucunda, transit ticaret kazançlarına ilişkin bu matrah indirimi, yurt içi asgari kurumlar vergisinin hesaplanmasına esas kurum kazancından da indirilebilmektedir.
Bu değişiklik, teşvikin asgari kurumlar vergisi uygulaması nedeniyle etkisiz hale gelmesini önleyen önemli düzenlemelerden biridir.
Transit Ticarette Vergi Avantajı Hesaplama Örneği
Bir şirketin transit ticaret faaliyetinden 3.000.000 TL kazanç elde ettiğini varsayalım.
Şirket gerekli şartların tamamını sağlıyor ve kazancı süresi içinde Türkiye’ye transfer ediyor.
Bu durumda hesaplama şu şekilde olacaktır:
| Açıklama | Tutar |
|---|---|
| Transit ticaret kazancı | 3.000.000 TL |
| %95 matrah indirimi | 2.850.000 TL |
| Vergiye tabi kalan matrah | 150.000 TL |
| %20 kurumlar vergisi (KVK 32/7) | 30.000 TL |
Bu örnekte şirketin toplam efektif kurumlar vergisi yükü yaklaşık %1 seviyesine kadar düşmektedir.
Uygulamada en sık karşılaşılan hatalar
Transit ticaret kazançlarına ilişkin teşvikten yararlanılırken aşağıdaki hususlara özellikle dikkat edilmelidir:
- Transit ticaret gelirlerinin diğer faaliyet gelirlerinden ayrı izlenmemesi,
- İlgili giderlerin muhasebede ayrıştırılmaması,
- Kazancın süresi içinde Türkiye’ye transfer edilmemesi,
- Malların serbest dolaşıma sokulması,
- Türkiye’deki müşterilere satış yapılması,
- Dijital ürün veya gayri maddi hak işlemlerinde Tebliğde belirtilen şartların ihlal edilmesi.
Bu konularda yapılacak hatalar, indirim hakkının kaybedilmesine yol açabilir.
Transit ticaret kazançlarına ilişkin bu düzenleme, yalnızca bir vergi teşviki olarak değil, aynı zamanda şirketlerin uluslararası ticaret faaliyetlerini daha verimli yapılandırmalarına imkân tanıyan önemli bir vergi planlaması aracıdır. İşlemlerin en başından itibaren doğru kurgulanması, muhasebe kayıtlarının uygun şekilde ayrıştırılması ve kanundaki şartların eksiksiz yerine getirilmesi, sağlanan vergi avantajından tam olarak yararlanılabilmesi açısından kritik öneme sahiptir.
Sonuç
Transit ticaret kazançlarına getirilen yeni kurumlar vergisi indirimi, uluslararası ticaret yapan şirketler açısından son yılların en önemli vergi teşviklerinden biri niteliğindedir. Gerek %95 oranındaki matrah indirimi, gerekse belirli bölgelerde sağlanan %100 indirim imkânı, doğru yapılandırılmış işlemlerde oldukça düşük bir efektif vergi yükü sağlayabilmektedir.
Bununla birlikte, teşvikin uygulanabilmesi yalnızca transit ticaret yapılmasına bağlı değildir. Malların Türkiye’de serbest dolaşıma girmemesi, kazancın yasal süre içerisinde Türkiye’ye transfer edilmesi, Tebliğde yer alan özel şartların eksiksiz yerine getirilmesi ve muhasebe kayıtlarında transit ticaret faaliyetlerinin diğer işlemlerden ayrı şekilde izlenmesi büyük önem taşımaktadır.
